geveze
Email
Şifre

Çılgınlık

KILICBeY
31/12/2012, KILICBeY
Mağazaların vitrinleri renk renk kıyafetlerle dolu şimdilerde. Eski sezondan kalan ürünlerde de büyük indirimler var. Yani, bir alışveriş bağımlısı için tehdit edici her şey mevcut... Yazın kasvetli havalarını yavaş yavaş geride bırakmaya başladığımız şu aylarda, mağazaların vitrinleri promosyon ürünlerinden geçilmiyor. Ekonomik davranmak isteyen birçok kişi, alışveriş yapmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için bu ayları tercih ediyor. Kişisel ihtiyaçların karşılandığı bu alışverişlerde harcamaların çoğu kredi kartıyla yapılıyor. Ancak Türkiyede ilk örneği 1968 yılında basılan ancak kullanımı son yıllarda artan kredi kartları, birçok kişinin kazandığından çok harcamasına neden oluyor. Bu aşın harcama durumunu birçok unsur tetikliyor. Ancak bu unsurlardan öyle biri var ki, günümüzde ciddi bir davranış bozukluğu olarak kabul ediliyor.

Onyomanya yani alışveriş bağımlılığı isminin kökeni Yunanca Onyomanya, onyos satılık-sahn alma, manya saplantıdan geliyor. İlk kez 1915 yılında tanımlanan alışveriş bağımlılığı, aynen alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı gibi ciddi bir davranış bozukluğu olarak görülüyor. Bağımlılar yalnızlık, mutsuzluk, sinirlilik, engellenme, kendini ifade edememe gibi depresyona neden olabilecek etkenlerden dolayı, aşın derecede harcama yaparak alışveriş yapıyor ve kendilerini sadece alışveriş yaptıkları zaman iyi ve mutlu hissediyor. Bu iyi ve mutlu olma hali, genelde kişinin kendini diğer insanlardan üstün görmesine neden oluyor. Alışveriş bağımlılığının toplumun ne kadarını etkilediği net olarak bilinmiyor. Çünkü pek çok kişi, alışveriş bağımlılığının bir problem olduğunu düşünmediği için profesyonel yardım almıyor. Profesyonel yardım alınmadığı için de herhangi bir istatistik çıkanlamıyor. Ancak bağımlıların genellikle kadınlar arasından çıktığı bilinse de, bu hastalığa yakalanan erkeklerin sayısının da küçümsenmeyecek kadar çok olduğu düşünülüyor. Erkekler daha çok cep telefonu ya da bilgisayar gibi elektronik eşyalar alırken, kadınlar genellikle giysi, kozmetik, mücevher, ayakkabı ve çanta alıyor. Uzmanlara göre, kadınlarda görülen alışveriş hastalığı, ortalama 17-30 yaşlan arasında başlıyor. Alışveriş bağımlıları, alışveriş öncesi kontrol edilemez bir istek hali ve haz yaşarken, alışveriş sonrasında yoğun bir suçluluk hissi duyuyor.


Alışveriş bağımlısı mısınız?

Aşağıdaki testi çözerek alışveriş bağımlısı olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz.

1- Kendimi mutsuz hissettiğimde genellikle alışveriş yaparım.
2- İhtiyacım olmayan şeyler için çok harcarım.
3- Harcamalarım son iki yılda arttı.
4- Dolabım hiç giymediğim eşyalarla dolu.
5- Alışveriş yaparken kontrolsüz davranırım ve çok fazla şey satın alırım.
6- Arkadaşlarıma ve aileme alışverişe ne kadar para harcadığım konusunda yalan söylerim.
7- Kredi kartı limitimi çoktan aşmış olmama rağmen, alışveriş yapmaya devam edebilirim.
8- Alışveriş yaptıktan sonra kendimi mutsuz hissederim.
9- Alışveriş alışkanlığım kişisel ilişkilerimde sorunlara neden oluyor.


Yukarıdaki şıklardan dördüne veya daha fazlasına cevabınız evetse, muhtemelen bir alışveriş bağımlısısınız. Profesyonel bir yardım tavsiye ederiz.


KURTULMANIN YOLLARI

Alışveriş bağımlılığından kurtulmak durumunun farkında olması, bu durumdan kurtulmak için harekete geçmesi ve psikolojik destek alması gerekiyor.

1- Alışverişe çıkmadan önce kredi ya da ATM kartlarınızı yanınıza almayın. Sadece nakit para kullanın.
2- Beğendiğiniz bir ürünü gördüğünüzde almayın. Biraz bekleyin ve ona gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını düşünün. Ya da mağaza çalışanlarından beğendiğiniz ürünü sizin için ayırmalarını rica edin. Eğer birkaç gün sonra o ürünü hala almak istiyorsanız, o zaman satın alın.
3- Kendinize her ay bir alışveriş bütçesi hazırlayın ve bütçeyi kesinlikle aşmayın.
4- İki hafta içinde yaptığınız tüm alışveriş harcamalarını bir kenara yazın. Bu, sizin alışverişe ne kadar fazla para harcadığınızı daha net görmenizi sağlayacaktır.
5- Kredi kartınızın harcama limitini düşürün.

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE PSİKOLOG DESTEĞİ

Uzman Klinik Psikolog Serap Altekinin verdiği bilgilere göre, alışveriş merkezlerinin tasarlanmasında, mimarlar ve endüstri tasarımcıları kadar psikologlar da aktif rol oynuyor. Psikolojinin bu sahası bilişsel ergonomi olarak adlandırılıyor. Bilişsel ergonomide temel olarak insanların nasıl algıladığı, nasıl düşündüğü ve nasıl davrandığı konusundaki dinamikler üzerinde çalışılıyor. Psikolog Serap Altekin, insan psikolojisi ve davranışlarını gözeterek tasarlanan alışveriş merkezleriyle ilgili ilginç örnekler veriyor: İnsanların çoğu sağ ellerini kullandıkları için bir alışveriş merkezine gittikleri zaman genelde sağ tarafa doğru yönelirler. Bu nedenle büyük mağazaların çoğu, koridorun ya da katın sağ tarafında yer alır. Ekmek, süt, kuru gıda gibi temel tüketim ürünleri genellikle market alanın tam ortasında bulunan standlara yerleştirilir. Böylece alışveriş yapan insanlar, bu bölüme ulaşıncaya kadar diğer reyonların da önünden geçmek zorunda kalırlar. Giyim mağazalarındaki soyunma kabinlerinin de mağazaların en sonunda yer almasının sebebi budur. Böylece yol üzerinde bulunan diğer ürünlere de dikkat çekilmesi sağlanır. Market arabalarının ebatları genelde büyüktür. Bu durum, bir algı yanılgısı yaratır ve kişi çoğunlukla az alışveriş yaptığı yanılsaması yaşar. Alışveriş merkezlerinde yer alan yürüyen merdivenlerin genelde binanın en merkezi yerinde olmasının sebebi, inerken ve çıkarken mağazaların çoğunun geniş bir açıyla görülebilmesidir. Çoğumuz mağazalarda bulunan aynaların dekorasyon amaçlı kullanıldığım düşünürüz. Ancak bu aynalar genellikle insanların dikkatini çektiği ve mağazada daha fazla vakit geçirmelerini sağladığı için kullanılırlar. Promosyonlara zaman sınırlamaları koymak, insanları `fırsatı kaçırmamalıyım` yanılgısına sokar ve acele satın alma kararı vermesini sağlar.

TARİHTEN NOTLAR...

Tarihte bilinen en ünlü alışveriş bağımlılarının arasında Marie Antoinette, Jacqueline Kennedy, Prenses Diana ve Mary Todd Lincoln geliyor. Bir suikaste kurban giden Amerikan Başkanı John F. Kennedynin eşi olan Jacqueline Kennedy ve İngiliz kraliyet ailesinden Prens Charlesın eşi olan Leydi Diananın bağımlı olduğu şeylerin başında kıyafet, ayakkabı, antika eşya ve sanat eserleri geliyordu. Yine eski ABD Başkanlanndan Abraham Lincolnün eşi Mary Todd Lincolnde de tam bir eldiven takıntısı olduğu biliniyor.
Çılgınlık hakkında ne söyleyebilirsin?